Siemens Firmasında İşe Başladım

Gazetede gördüğüm ilk iş ilanına başvurmuştum ve beni görüşme için çağırmışlardı. İçinde fazla bir tecrübe barındırmayan özgeçmişimle gittiğimde ise İngilizce bir iş görüşmesi yapmıştık. Alman ticari müdürle olan mülakatta sorduğu soruyu daha dün gibi hatırlıyorum:

  • Can you work with stupid Germans?
  • Of course I can since I am s stupid Turkish, too…

Sadece 3 aylık bir süre için geçici işe alındığım firmada neredeyse 9 yıl çalıştım..

Ankaray Projesi

7 Nisan 1992 tarihinde başlayan 9,5 km uzunluğundaki 11 istasyon ve 1 atölyeden oluşan AnkaRay Hafif Raylı Sistemi projesine neredeyse başlangıçta dahil olmuştum. Üniversite eğitimim devam ederken, yaz tatilinde geçici olarak görev aldığım projede İş Programı yapımında yardımcı olacaktım.

CPM Programming olarak bilenen İş Programı, büyük projelerdeki tüm işlerin birbirine insan kaynakları, iş makinaları ve zamansal olarak bağlanmasıyla oluşturuluyor. Bu bağlantılar arasındaki en kritik yol ise, projenin bitiş tarihini belirliyor.

O zaman bu iş için kullandığımız program Microsoft Project ile günlük, haftalık ve aylık raporlama yapıyordum. Ayrıca işin ilerlemesini diğer konsorsiyum üyelerinden de alarak, işin hızı hakkında bilgi veriyordum.

Üniversitedeki bilişim işlerimle CPM Programming (Critical Path Method) arasında hiç bir bağ yoktu ama ben neredeyse 15 gün içinde Microsoft Programing’e hakim olmuştum. Neredeyse 2.000 aktivite sayısına ulaşan canlı bir programın yönetiminde asistanlık yapıyordum.

Mehmet Bey ve Grasse’den inanılmaz şeyler öğreniyordum. Hem demiryolu hem de bilişim sektöründeki bilgilerim, üniversite eğitimimin önüne geçmeye başlamıştı. Siemens’in de bir üniversite olduğunu düşünüyordum artık! Belki de üniversite kaydımı dondurmalı ve Siemens’te çalışmaya devam etmeliydim. Eylül’e kadar vaktım vardı….